ÇOCUĞUM OKULA BAŞLAMADAN NELER YAPMAM LAZIM?

Yeni öğretim yılının başlamasına az zaman kala, her uzun tatil döneminin sonuna yaklaşırken tüm velileri kayıt, okul alışverişi telaşı sarar.Anne baba olarak kafanızda bir sürü soru işareti olur; acaba çocuğum okula uyum sağlıyabilecek mi, orada arkadaş edinebilecek mi, onu okul fikrine nasıl alıştıracağız gibi sorular kafanızda düşünce halinde dolaşır.

Çocuğunuz anaokuluna gittiyse okul fikri ona zaten yabancı değildir. Evden, anne babadan uzaklaşma, yeni ve yabancı bir ortama girmeyi yaşamıştır. Ayrıca ilkokulda başarılı olmak için gereken bilişsel becerileri edinmiştir.

İlkokula başlıyan çocuk da bazı endişelere sahiptir. “Okul nasıl bir yerdir?” “Neden okula gidiyorum orada neler yapacağım?” gibi. Tüm bu soruların cevabı çocuğa okula başlamadan önce yapılmalıdır. Aksi halde çocuk, neyle karşılaşacağını bilemiyecek, yaşadığı sorunlar karşısında çözümler geliştiremiyecektir.
İlkokula hazırlık önce bilişsel süreçle başlamalıdır. Okulun sadece ders yapılan bir yer olmadığı, orada oyun da oynanacağı, arkadaşları ve öğretmeniyle güzel vakitler geçireceği de söylenmelidir. Bazı veliler çocuğuna şöyle yanlış bir ifade kullanıyor; “Okul başlayınca artık fazla oyun oynamak yok, seninle akşamları ders çalışacağız. Artık büyüdün daha ciddi, akıllı olmalısın” gibi yanlış ifadeler çocuğu okuldan soğutur, okulun yaşamına kötü şeyler getireceği gibi bir düşünce geliştirmesine neden olur.
Çocuğunuzu ne kadar okula hazırlamış olsanız da, size soruları devam edebilir, uyku ve iştahı bozulabilir. Ama daha sonra bu sorunlar yavaş yavaş azalacaktır.
Merve okula başladığı hafta, öğretmeni onun için okula başlamanın erken olduğunu gördü. Merve okul öncesi anaokulu eğitimi almamıştı ve anne de çocuğuna eğitim vermemişti. Üstelik okul öncesi çok hastalık geçirmişti. Sınıfta sessizce oturuyor, kimseyle konuşmuyordu. Yazı yazamıyor, sayılara aklı ermiyordu. Öğretmen ailesine Merve’yi bir yıl daha bekletmelerini, çocuğun okula hazır olmadığını anlattı. Ama anne-baba bu durumu kabul etmek istemedi ve Merve okula devam etti. Ancak derslerde başarılı olamadı. Okuma yazmayı da öğrenemedi. Hepsinden de önemlisi ruh sağlığı bozulmaya başladı. Artık huysuzlaşmış ve kavgacı alıngan bir çocuk olmuştu. Uyku düzeni de bozulmuştu.
Bu vakada görüldüğü gibi aslında sorunlu olan çocuk değil, aileler… Aslında öncelikle anne-babanın eğitilmesi gerekiyor değil mi sevgili okurlar? Vakada anne bilinçli olmadığı için kızının kapasitesini bildiği halde onu okula devam etmesi için zorluyor. Sırf çevrem ne der diye… Olan tabiî ki çocuğa oluyor.                           Bunun için çocuğunuz okula başlamadan önce yapmanız gereken bazı önemli kontroller var. Bunlara değinmek isterim;
¥ Çocuğunuz ilkokula başlamadan önce mutlaka göz ve kulak muayenesinden geçirilmeli.
¥ Ayrıca çocuğunuzun okul olgunluğunda olup olmadığını tespit için çok güzel bir test olan “Metropolitan Okul Olgunluğu” testini de yaptırırsanız çok iyi olacaktır. Bu test okula yeni başlayacak olan öğrencilerin birinci sınıf yönergelerini anlamaya hazırlıklı olmalarını sağlayacak olan özelliklerini ve başarılarını ölçmek üzere hazırlanmıştır. Çocuğun zeka, kişilik dil gelişimi ve psikomotor gelişim düzeyi bu testle belirlenebilir. Daha sonra psikolog test sonucunu rapor halinde yazar ve veliyle görüşülerek çocuğun ilgi ve yetenekleri, geliştirilmeye açık alanları, olası risk faktörleri tespit edilip buna göre eğitimde bir yol haritası çizilebilir. Bu test; Kelime anlama, Cümleler, Genel bilgi, Eşleştirme, Sayılar, Kopya etme gibi 6 alt test ve toplam 100 maddeden oluşur.

Bu test, çocuklara anaokulunun sonunda ya da ilkokulun başlarında uygulanabilir. Tabiî ki en verimli olan uygulama zamanı, anaokulunun sonlarına doğru olandır. Böylece çocuğunun hangi alanlarda geri olduğunu öğrenen aile, çocuğunu bu alanlarda geliştirici çalışmalara evde ağırlık verecektir.
*   Ayrıca yapılan diğer çeşitli testlerle de çocuğun zeka, kişilik, dil, psikomotor gelişim düzeyi belirlenebilir. Örneğin 5 yaş çocuğuna uygulanabilen, çocuğun psikomotor gelişim düzeyini ve görsel-motor algılamasını, performansını ölçen “Bender-Geştalt” testi de kolaylıkla uygulanabilen güvenilir bir testtir.
¥ Bir başka yapılması gereken test de “Frostig Görsel Algı Testi” denilen yani çocuğun dikkatini, görsel algısını ölçen test de uygulanırsa çocuğunuzun dikkat eksikliğiyle ilgili bir sorunu olup olmadığı ortaya çıkmış olur. Çıkan rapora göre çocuğunuzda dikkat eksikliği varsa erkenden tespit edilmiş olup, dikkati geliştirici faaliyetler çocuğa yaptırılır ve eve de bununla ilgili ödevler verilir. Böylece ders başarısını önemli ölçüde etkileyen dikkat dağınıklığı erkenden tespit edilebilir.

Bir Cevap Yazın