Ergenlik Psikolojisi

ERGENLİKTE DEPRESYON

Çocukluk döneminden yetişkin dönemine geçiş tabii ki sorunsuz, gülüm balım geçmez. Zaten bunun böyle olacağını herkes bilir. Önemli olan, yanlış yaklaşımlarla bu dönemi kâbusa çevirmemek…

Ergen genç duygularında istikrarsızlık gösterir. Bir gün önce çok mutlu olan, enerjik davranan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş, bitkin olabilir. Bu nedenle anne-babalar bunu kabul etmeli ve her defasında “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşıma girmemesi gerekir. Devamını Oku

GENÇLİK ÇAĞI ÖZELLİKLERİ

Ergenlik, 13 yaşından 19 yaşına kadar süren ve ana-babaların en çok sınanacakları dönemdir. Her anne-baba, “bütün ergenlik çağındaki gençler zorluk çıkarır” kavramını bilmelerine rağmen, yine de hayal kırıklığına uğrarlar.

İlkokul yıllarında çok uyumlu, söz dinleyen çocuğumuz ergenlik dönemine geldiğinde, farklı tepki ve davranışlar sergiler, bu da bizi hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü biz anne ve babalar, çocuğumuzun büyüdükçe daha olgunlaşacağını, uyumlu olacağını düşünürüz. Oysa bu dönemde genç, çalkantılı ve zor bir döneme girmiştir. Devamını Oku

SINAV PSİKOLOJİSİ

Üniversite sınavları her genç için kaygı ve stres kaynağı… Çoğu genç, sınavlarda başarılı olmayı hayatta başarılı, mutlu olmanın tek yolu olarak algılıyor. Oysa, hayatta sınavlarda başarılı olmaktan daha önemli değerler var, kendine yeten bir insan olabilmek, yaşadığından memnunluk duyabilmek, bu memnunluğu yakın çevresindeki insanlara yayabilmek, Allah’ın rızasını ve hoşnutluğunu kazanabilmek gibi… Devamını Oku

ERGENLİKTE RUHSAL SORUNLAR

Ergenlik dönemi özlem duyulan bir yaşam dilimi olmadığı gibi, gelişmekte olan çocuk için de yaşanması oldukça zor bir evredir. Bu evre, gence hiçbir şey anlatamadığımız için, anlatma çabasının yoğun olarak sürdürüldüğü bir dönem olarak açıklanabilir. Çevresinin istediği biçimde davranmak ve duygularını gizlemek için ergen içine kapanır. Ergenin kontrol altında tuttuğu duyguları çoğunlukla sosyal grup tarafından hoş karşılanmayan korku, öfke, kıskançlık gibi duygulardır. Devamını Oku

GENÇLERDE OKUL BAŞARISIZLIĞI

Okul başarısızlığı gösteren çocukların okul başarıları, gerçek yeteneklerinin altında seyreder. Ergenlik döneminde görülen başarısızlıkların temelleri çoğu zaman ilkokul yıllarına dayanır.. Çoğunlukla ilkokul 3. sınıftan itibaren düşük notlarla gelen bir ilköğretim döneminin sonunda ortaöğretimde de başarısızlık daha da artarak devam eder. Yapılan bir araştırmaya göre, başarısız gençlerin yüzde ellisinin ilkokul 2. sınıftan itibaren başarısızlıkla karşılaştıkları sonucunu ortaya koymuştur. Devamını Oku

ERGENLİKTE KAYGI BOZUKLUĞU

Dilek ,13 yaşında bir genç kızdı. Bir gün okul dönüşü evde içine bir sıkıntı gelmiş, “Anne soluk alamıyorum, boğuluyorum sanki” demişti. Annesine sarılıp “Anne, ölmem değil mi?” diye ağlıyordu. O gün kızlarını acile götürdüler. Doktor fiziksel bir rahatsızlığının olmadığını söyledi. Sakinleştirici iğne yapıldıktan sonra eve yollandı. Ancak bunaltı nöbetleri sık sık yineledi. Nöbetler yatıştıktan sonra bile ölüm korkusunu atamıyordu. Aileyle yapılan danışma seansında kızları ile ilgili bilgiler edindim. Altı ay önce anneannesi gözlerinin önünde düşüp ölmüştü. Babası hastaydı ve yakın bir tarihte ameliyat olması gerekiyordu. Anne, sıkıntılı, evhamlı ve bunaldığı zaman çarpıntısı tutan bir hanımdı. Bu gergin ortamda bile danışanımın dersleri başarılıydı. Dilek e yaptığım bilinçaltını ortaya çıkaran psikolojik test sonuçlarına göre; Danışanım ailesine düşkündü. Bilinçaltında babasını da dedesi gibi kaybetme korkuları taşıyordu. İçli, duygularını dışa vuramayan, yumuşak başlı bir genç kızdı. Babasının hastalığına üzülüyor, annesi yorulmasın diye ev işlerine yardım ediyor, kardeşine ders çalıştırıyordu. Yani sorumluluğu ve yükü çok fazlaydı. Devamını Oku

ERGENLİKTE OKULDAN KAÇMA

Murat uzun süredir okulu asıyor, bazı derslere hiç girmiyordu. Onun bunu niçin yaptığını ve bu boş saatlerini nerede geçirdiğini kimse bilmiyordu. Okul ve evdeki sorgulamalar, cezalar yarar sağlamıyor, genç kız bu konuda hiçbir şey söylemiyordu. Murat 15 yaşında lise 1 öğrencisiydi. Danışanımın okuldan yollanan mektuplara annesinin imzasını taklit ederek yanıt vermesi bardağı taşıran son damla olmuştu. Murat sık sık anne ve babasına yalanlar söylüyordu.
Aile oğullarını tedavi için bize getirdi. Danışma seanslarında Murat ile ilgili şu sonuçlara vardım: Devamını Oku

ERGENLİKTE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

Derya dokuzuncu sınıfta okuyordu ve bir kız kardeşi vardı. Derya nın dersleri geçen seneye kadar iyiydi, derslerine düzenli çalışıyordu. Anne de bilinçli birisiydi. Derya nın sadece ders çalışmasını değil, sosyal faaliyetlere de zaman ayırmasını istiyor ve ona bu konuda fırsatlar sunuyordu. Derken evlerine ödevlerine yardımcı olmak, ders başarısını yükseltmek için bir bilgisayar alındı. Önceleri Derya bilgisayara, belirli bir süre ders çalıştıktan, ödevlerini yaptıktan sonra giriyordu. Yani bilgisayarı rahatlama aracı olarak kullanıyordu. Fakat daha sonraları artık ders çalışamaz olmuştu, ödevlerini de yarım yamalak yaparak okula gidiyordu. Bilgisayarın başına bir oturdu mu sanki dünyayı unutuyordu. Saatlerce başından kalkmıyordu. Tabii ki sonunda sınavlardan düşük notlar almaya başladı, gözleri bozuldu, gözlük takmaya başladı. Devamını Oku

ÖN ERGENLİKTE PSİKOTERAPİ

Ön ergenlik ,latant dönemin bitişiyle,ergenliğin başlaması arasında bir geçiş olarak belirlenen ve ortalama 10-13 yaşlarını kapsayan devredir.Anne ve babalar için çocukları halen küçüktür;oysa onu kucaklamak imkansız hale gelmiştir.Bu dönemde ön-ergeni zorlayacak bir başka alan da ortaokula geçiş ve bununla ilgili kaygılardır.Psikanalitik kurama göre,çoğu genç için ortaokula geçiş ,daha geniş ve karmaşık bir yapı içine girmeyi ifade eder;uyaranlar fazlalaşır ders ve hoca sayısı artar.Diğer yandan öğretmenlerin ve ebeveynlerin baskısı artmaktadır. Devamını Oku

ERGENDE KARŞI GELME BOZUKLUĞU

Kamile danışmanlık merkezine annesiyle beraber geldi. Öncelikle anneyi seansa tek aldım ve kızları ile ilgili sorunları dinlemeye başladım; “Kıvanç hanım, yazılarınızı gazeteden takip ediyorum ve çok beğeniyorum. Allah razı olsun, bizi her konuda bilgilendiriyorsunuz. Ben şimdiye kadar hiç psikoloğa gitmedim. Ama şu an ne yapacağımı bilemiyorum. Kızım derslerinde başarılı. Sınavlardan iyi not alan bir öğrenci. Ama çocuğum çok inat. Bağırıp çağırıyor. Bana bazen vuruyor, hakaretler yağdırıyor. Kızdığı zamanlar çok küfür ediyor. Kendinden bir yaş küçük kardeşini kıskanıyor, anlaşamıyor. Biz bu çocuğa yaranamıyoruz bir türlü. Şu an Anadolu lisesi sınavlarına hazırlanıyor. Sınavlarda çok heyecanlanıyor. Sınav olacağı zaman daha iki gün öncesinden stresi başlıyor. Dershanedeki rehber öğretmenle de görüştürdüm, ancak faydası olmadı. Kamile bir iki haftadır dershanede kendini derslere vermekte zorlanıyor ve derslerine çalışmıyor, testlerini çözmek istemiyor. Ne olur bana yardımcı olun” diyerek sözlerini bitirdi. Devamını Oku

ERGENLİKTE DAVRANIŞ PROBLEMLERİ

Kaçınılmaz olarak ergenlik süreci içinde hem ergenin hem de yakın ve dolaylı sosyal çevresinin sıklıkla yaşadığı duygu ;gerginlik ve buna dayalı kaygı yaşantılarıdır. Ergenlik döneminde genç sürekli kimlik değişimleri geçirir. Kimlik karmaşasının yaşandığı bu dönemde öfke uygunsuz ve aşırı bir şekilde dışa vurulur. Davranış sorunları ve öfke patlamaları ergenlik döneminde fark edilip çözülemeyince yetişkin yaşamda sorunlara neden olmaktadır. Ergenlerde davranış sorunları, gencin ders başarısını da düşürür. Devamını Oku

ERGENLİKTE BAĞIMLILIK

Melike . ilkokulu bitirmiş, bu sene liseye başlamıştı. Başarılı, güleryüzlü olan Melike günden güne huy değiştirmeye başlamıştı. Genç kız artık son zamanlarda daha fazla para harcamaya başlamış, eve daha geç gelmeye başlamış ve ders çalışmaz olmuştu. Bütün bunların sonucunda Melike nin uyku düzeni bozulmuş, iştahsızlık ve kilo kaybı baş göstermişti. Akşamları gizlice yaptığı telefon görüşmelerinden sonra aniden evden çıkması artık Melike nin anne ve babasını yardım almak için başvurmaya itmişti. Danışanıma erken tanı konduğu ve tedavisine hemen başlandığı için kendisinde kısa sürede iyileşme görüldü. Devamını Oku

ERGENLİK VE TEKNOLOJİ

Danışmanlık merkezlerine veya psikiyatristlere son zamanlarda internet bağımlılığı yüzünden ders başarısı düşen, okulda başarılı olamayan, sosyal ilişki kuramayan, arkadaş çevresi olmayan birçok gencin aileleri başvurmakta… Tabii ki internet yerinde ve zamanında kullanıldığında harika bir araç. Ancak gençlerimiz veya çocuklarımız zamanının çoğunu internet başında ya oyun oynayarak ya da facebook’a girerek geçiriyor. Bütün bunların sonucunda tabii ki düzenli ders çalışamıyor, uzun süre internet kullandığından dolayı dikkat problemleri ortaya çıkabiliyor, böylece de ders başarısı düşüyor. En önemlisi de sosyal yönden geri kalıyor, arkadaşlarıyla kaliteli vakit geçireceğine zamanının çoğunu sanal ortamda geçiriyor. Devamını Oku

ERGENLİKTE ANTİSOSYAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Ergenlik dönemi herhalde insanın yaşamındaki en zor dönem olsa gerek.. Ergen ne bir çocuktur ne de yetişkindir. Bazen kendini çocuk gibi hissetmekte ve böyle davranışlar sergilemekte, bazen de kendini yetişkin gibi hissedip yetişkin gibi düşünüp davranmaktadır. Bir ergen için sadece kendisi önemlidir. Bir ergenin acısı kadar büyük bir acı, sevinci kadar büyük bir sevinç yoktur. Ergen her şeye herkesten daha fazla duyarlıdır ve kimse onu anlamamaktadır.
Aynı zamanda ergen her şeyi abartır. Her an, herkes tarafından izlenmektedir. Herkes ona bakmaktadır. Ergenlik döneminde arkadaşlık ilişkileri de çok çok önemlidir. Bir ergen için arkadaş grubu; agresif dürtülerin kontrol edildiği, duygusal ve sosyal destek alınan, sosyal becerilerin geliştirildiği, cinsiyete ait davranışların öğrenildiği, değerlerin güçlendirildiği, benlik değerlerinin oluşturulduğu yerdir. Devamını Oku

GENÇLERDE DERS BAŞARISIZLIĞI

Değerli okuyucularım, son zamanlarda merkezimize ortaokul birinci sınıfta okuyan ve ders başarısı düşen, sınavlardan düşük puan alan veya karnesi zayıflarla dolu danışanlarım sıklıkla gelmeye başladı.

Anne ve babalar; “Kıvanç Hanım, çocuğumun ilkokulda dersleri çok iyiydi. Hep teşekkür veya takdir alarak geçerdi. Birinci sınıfta da hemen okuma–yazmayı söktü. Ancak, ortaokula başladıktan sonra ders başarısı düştü, ders-ödev sorumluluğunu tek başına almıyor, benimle beraber ders çalışmak istiyor. Kendi başına, öğretmen ödev vermese bile ben fazladan test çözeyim demiyor. Hatta bazen sınav tarihlerini bile bana söylemiyor. Okulun kursuna da gönderdik ama hiçbir faydası olmadı” diyerek bu konudaki şaşkınlıklarını ve üzüntülerini dile getiriyorlar. Devamını Oku